12 Temmuz’da Google Türkiye’nin İnternet Reklamcılığı Programı kapsamındaki buluşmasındaydım. Bu kez adres Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki The Seed salonuydu. Nisan’da katıldığım Google Engage semineri AdWords’ün kurallarını anlatıyordu; bu buluşmaya ise başka bir soruyla gittim: Küçük bir işletmeyi internete taşırken ajansa düşen iş tam olarak nedir?
Google Türkiye bu buluşmayı da kısa bir videoyla kaydetmiş:
▶ “Google İnternet Reklamcılığı 12 Temmuz Etkinliği” · Google Türkiye
Aklımda kalan iki söz
Nisan ve Temmuz buluşmalarının birinde, İrlanda’dan gelen bir konuşmacının sorduğu soru hâlâ aklımda: Reklama dünyanın en büyük bütçelerinden birini ayıran Coca-Cola reklamı tamamen bıraksa, ne kadar sürede unutulur? Salonda farklı tahminler yapıldı. Konuşmacının cevabı, hatırladığım kadarıyla, yaklaşık üç yıldı.
Aynı günlerde not aldığım bir söz de buna eşlik ediyor: “İşlerim yoğun, reklamı durduralım” demek, “zamana ihtiyacım yok” deyip saati durdurmaya benzer. İşler iyi giderken reklamı kesmek, birkaç ay sonra işlerin neden azaldığını sormanın en kısa yolu.
Program kimler için?
Google Türkiye, İnternet Reklamcılığı Programı’nı 2008’den beri yürütüyor. Program; web tasarımcılarını, küçük reklam ajanslarını, teknoloji danışmanlarını, kısacası KOBİ’lerle birebir çalışan herkesi hedefliyor. Üyeler ücretsiz AdWords eğitimlerine, reklam kuponlarına ve destek kaynaklarına erişiyor. Amaç, internet reklamcılığını bu kişilerin müşterilerine sunduğu hizmetlerin doğal bir parçası hâline getirmek.
Programın yeni sürümünü Google Türkiye’nin tanıtım videosundan izleyebilirsiniz:
▶ “Google İnternet Reklamcılığı Yeni Versiyon Tanıtımı” · Google Türkiye
Aklımdaki proje: İşinizi İnternete Taşıyın
Google Türkiye bir ay önce, KOBİ’lerin bir yıl boyunca ücretsiz .com alan adı, web sitesi, hosting ve e-ticaret altyapısı alabileceği İşinizi İnternete Taşıyın platformunu duyurmuştu. Hedef, bir milyon KOBİ’ye ulaşmak. Buluşmaya giderken aklımın bir köşesinde hep bu proje vardı. Ücretsiz bir site, internete hiç çıkmamış bir işletme için iyi bir başlangıç; ama tek başına müşteri getirmiyor.
Notlarım
Site açmak, müşteri bulmak demek değil
Bir işletmenin sitesi olabilir ama kimse o siteyi bulmuyorsa vitrini kapalı bir dükkândan farkı yok. Sitenin ne anlattığı, telefon numarasının ne kadar görünür olduğu, insanların aradığı kelimelerle ne kadar örtüştüğü en az tasarımı kadar önemli. Ajansın işi siteyi teslim edip çekilmek değil; ziyaretçinin siteye nasıl geleceğini de planlamak.
Ölçmeden karar vermemek
AdWords’te dönüşüm izleme ve Google Analytics’te hedefler kurulmadan bir kampanyanın işe yarayıp yaramadığını söylemek tahminden öteye geçmiyor. Hangi kelimenin telefon ya da form getirdiğini görmek, bütçenin nereye kaydırılacağını belirliyor.
Telefon ekranını unutmamak
Akıllı telefondan arama yapanlar giderek çoğalıyor. Reklamdan gelen kişi siteyi telefonunda açtığında yazılar okunmuyorsa ya da arama düğmesi bulunmuyorsa, o tıklamanın parası boşa gidiyor. Siteleri bundan sonra önce telefonda nasıl göründüklerine bakarak tasarlayacağım.
Müşteriyi bilgilendirmek de işin parçası
Eğitimler ve kuponlar ajanslara veriliyor, çünkü küçük işletme sahibine AdWords’ü anlatacak kişi çoğu zaman biz oluyoruz. Reklamın nasıl çalıştığını, ilk haftadan mucize beklenmemesi gerektiğini baştan anlatmak, uzun süren bir iş ilişkisinin temeli.
Bundan sonrası için
SİSTE-MA’nın ikinci yılında yönümü netleştiren iki buluşma oldu: Nisan’da AdWords’ün kuralları, Temmuz’da işin küçük işletme tarafı. Web sitesi, kimlik ve reklamı ayrı işler olarak değil, aynı planın parçaları olarak ele almaya devam edeceğim. İşletmenizi internete taşımayı düşünüyorsanız bize yazın.
